Davranışları Biçimlendiren Temel Doğru: Bir Genç Yetişkinin Eleştirisi Davranışları biçimlendiren temel doğru nedir? Bu soruyu sormak, insanın kendini ve çevresini anlamaya çalıştığı kadar, toplumsal normların ne kadar dayatıcı olduğunu da sorgulamak demek. İzmir’in sıcak bir akşamında, kahvemi yudumlarken düşündüğüm şeylerden biri, neden insanlar belirli biçimde davranıyor ve bu davranışları nelerin şekillendirdiği. Net bir fikirle başlamak gerekirse: davranışları biçimlendiren temel doğru, bence bir yanda evrensel etikle bağlantılı, öte yanda toplumsal baskılar ve bireysel çıkarlar tarafından sürekli tartışmalı bir şekilde şekillendirilen bir dengedir. Yani, herkes “doğru”yu bildiğini iddia eder ama uygulamada çoğu zaman kendi konfor alanı ve çıkarları belirleyicidir. Güçlü Yönler: İnsan…
Yorum BırakGünlük İzler Yazılar
O Sabahın Sessizliği Gözlerimi açtığımda dışarısı hâlâ karanlıktı. Kayseri’nin dar sokaklarında rüzgâr hafifçe esiyordu, ama içimde fırtınalar kopuyordu. Arabamdan tedbir kalkması için beklediğim haberin gelme zamanıydı. O an kalbim hem heyecan hem de korku ile çarpıyordu. Bazen düşünüyorum, nasıl bu kadar basit bir şey bu kadar ağır bir yük hâline gelir diye… Hayal Kırıklığıyla Başlayan Gün Geçen hafta, bir trafik kazası sonrası mahkeme kararıyla aracım tedbir altında bırakılmıştı. O an öyle bir hayal kırıklığı hissetmiştim ki, sanki hayatımın kontrolü elimden alınmıştı. Arabam benim özgürlüğümdü, gitmek istediğim yerlere götüren tek kapımdı. Ama birdenbire tüm planlarım alt üst olmuştu. Günlüğüme yazarken bile…
Yorum BırakHz. İbrahim Öz Kardeşi ile Evlendi mi? Gerçekler ve Düşünceler İstanbul’da sabahın erken saatlerinde ofise gidip, akşamları bilgisayar başına oturup blog yazan biriyim. Dün akşam bir arkadaşla konuşurken ilginç bir soru geldi: “Hz. İbrahim Öz kardeşi ile evlendi mi?” Önce hafifçe şaşırdım, ama sonra düşündüm, neden olmasın, insanlar bu tür konulara hep meraklı. Ben de merakımı bastıramadım ve biraz araştırdım, biraz da kendi bakış açımı eklemek istedim. Geçmişteki Anlatımlar ve Kaynaklar Hz. İbrahim Öz ile ilgili en çok merak edilen konulardan biri, aile bağları ve evlilikleri. Tarihi kayıtlarda ve dini anlatımlarda, özellikle kardeş evliliği konusu zaman zaman tartışmalı olmuş. Benim…
Yorum BırakENFJ Nasıl Bir Karakter? Felsefi Bir Perspektiften Derinlemesine İnceleme Bir insanın başkalarının mutluluğunu kendi refahından önce düşünmesi etik midir, yoksa özgür iradenin sınırlarını zorlayan bir ideal mi? Bu soruyu sorarken, herhangi bir yaş grubuna veya kimliğe ait olmadan, insan deneyiminin temel sorunlarını felsefi bir mercekten incelemeye başlayabiliriz. ENFJ, Myers-Briggs kişilik tipolojisinde “Dışadönük, Sezgisel, Duygusal ve Yargılayıcı” olarak tanımlanır; kısaca, toplumsal etkileşimlerde liderlik ve empatiyi ön plana çıkaran bir karakterdir. Peki, bu kişilik tipi etik, epistemoloji ve ontoloji bağlamında nasıl yorumlanabilir? Etik Perspektif: ENFJ ve Ahlaki Sorumluluk Etik, doğru ve yanlışın felsefi incelemesidir. ENFJ’ler, başkalarının ihtiyaçlarını kendi önceliklerinden önce düşünme eğilimindedir;…
Yorum BırakHz Muhammed Öldükten Sonra Kim Halife Oldu? Tarih ve İnsan Hikâyeleriyle Ankara’nın kalabalık caddelerinde yürürken, bazen kafamı kaldırıp tarih kitaplarından öğrendiğim olayları düşünürüm. Özellikle de o büyük dönüm noktalarından biri: Hz Muhammed öldükten sonra kim halife oldu? Küçüklüğümde babamın evde anlattığı hikâyelerle başlamıştı merakım; o zamanlar anlamıyordum ama şimdi, veri ve tarihle harmanlayınca işin boyutu daha net ortaya çıkıyor. Abu Bekir: İlk Halife ve İnsan Yönü Hz Muhammed öldükten sonra İslam toplumu için en kritik soru, “Hz Muhammed öldükten sonra kim halife oldu?” sorusuydu. Bu sorunun cevabı, çoğu tarih kitabında Abu Bekir olarak geçiyor. İnsan olarak Abu Bekir’in portresi, veriyle…
Yorum BırakHesabım Spam Altında Olduğunu Nasıl Anlarım? Geçen hafta fark ettim ki Instagram hesabım bir tuhaflık yaşıyor. Mesaj kutumda cevapsız yorumlar, takip isteği spamları, hatta bazı paylaşımlarımın görünürlüğünde ani düşüşler… Önce “Acaba ben yanlış mı düşünüyorum?” dedim kendi kendime. Ama fark ettim ki bu işin adı spam ve hesabımın bir şekilde spam altında olduğunu anlamam gerekiyor. İşte ben de size kendi gözlemlerimle, günlük hayatımdan örneklerle bu konuyu anlatacağım. Spam Nedir ve Hesapları Nasıl Etkiler? Spam aslında sadece can sıkıcı mesajlar değil; hesabınızın normal kullanımını doğrudan etkileyen bir durum. Mesela benim bloguma gelen yorumlar bir anda düzensizleşti, bazı yorumlar otomatik olarak çöp…
Yorum Bırak666 Melek Sayısının Anlamı? Cesur Bir Analiz İzmir’in kalabalık kafelerinde otururken, sosyal medyada dolaşan “666 melek sayısı” paylaşımlarını gördüğümde hep aynı tepkiyi veriyorum: İnsanlar sayılara bu kadar anlam yüklemeyi neden bu kadar ciddiye alıyor? Ama bir yandan da kabul etmek lazım, sayıların sembolik gücü var. Ben 28 yaşında, tartışmayı seven bir genç olarak bu konuyu hem eleştirel hem de eğlenceli bir dille ele almak istiyorum. 666 Melek Sayısının Anlamı? Nereden Geliyor? Öncelikle, 666 dediğiniz sayı Hristiyanlık kaynaklarında “Şeytan’ın sayısı” olarak geçiyor, özellikle Vahiy Kitabı’nda. Ama işin ilginç tarafı, modern spiritüel çevreler bu sayıyı “dengeyi bulma” veya “öz farkındalık” ile ilişkilendiriyor.…
Yorum BırakGiriş: Kelimelerin ve Taşların Dönüştürücü Gücü Edebiyatın büyüsü, kelimelerin bir araya gelerek ruhumuzda izler bırakmasında yatar. Her cümle, her betimleme, bizleri farklı dünyalara taşır; bir taşın enerjisi ya da bir sembolün çağrışımı gibi, anlatının dönüştürücü etkisi hayatımızda iz bırakır. Sitrin taşı da bu bağlamda metaforik bir mercek olarak düşünülebilir: Fiziksel bir değer ve estetik olarak çekici olmasının ötesinde, edebiyat perspektifinden ele alındığında, metinlerde umut, aydınlanma ve yaratıcılığın simgesi olarak karşımıza çıkar. Bu yazıda sitrin taşının işlevini, edebiyat dünyasındaki sembolizm ve anlatı teknikleri çerçevesinde inceleyecek, farklı metinler ve karakterler üzerinden yorumlayacağız. Sitrin Taşı ve Edebi Semboller Sitrin taşı, genellikle sarı ve…
Yorum BırakAnkara Kalecik Kalesi ve Edebiyatın Zaman Yolculuğu Zamanın ağırlığını, taşların sessiz diliyle duyumsadığınızda, kelimeler sadece bilgi aktaran araçlar olmaktan çıkar; bir sembol haline gelir. Ankara’nın Kalecik ilçesinde yükselen Kalecik Kalesi, yalnızca taş ve topraktan ibaret değildir; o, geçmişin anlatı teknikleriyle örülmüş bir edebiyat yapıtıdır. Kelimelerin gücü, anlatıların dönüştürücü etkisiyle birleştiğinde, tarih ve hayal dünyası arasındaki sınır kaybolur. Peki, Kalecik Kalesi ne zaman yapıldı? Bu soruyu yalnızca kronolojik bir yanıtla sınırlamak, edebiyatın bize sunduğu çok katmanlı deneyimi kaçırmak olur. Tarihsel Katmanlar ve Edebi Perspektif Kalecik Kalesi’nin inşa tarihi üzerine kaynaklar genellikle Orta Çağ’a, özellikle 11. ve 12. yüzyıllara işaret eder. Selçuklu…
Yorum BırakHazır Baklava Yufkası Caiz Mi? Farklı Yaklaşımlar Üzerine Bir İnceleme Hazır baklava yufkası kullanmak, günümüzde mutfakta sıklıkla karşılaşılan bir tercih. Kolaylık sağladığı, zaman kazandırdığı ve mükemmel sonuçlar verdiği için tercih ediliyor. Ancak, bunun dini açıdan uygun olup olmadığı konusunda tartışmalar var. “Hazır baklava yufkası caiz mi?” sorusu, sadece mutfakta geçirdiğimiz zamanın kalitesini değil, aynı zamanda dini hassasiyetlerimizi de etkileyen bir mesele haline geliyor. İşte bu noktada, konunun hem mühendislik hem de sosyal bilimler açısından nasıl ele alındığını ve içimdeki iki farklı bakış açısını nasıl birleştirdiğimi anlatacağım. 1. İçimdeki Mühendis ve İçimdeki İnsan Öncelikle şunu söylemek isterim: Hazır baklava yufkası meselesi,…
Yorum Bırak